RSS

GERÇEK İLİM ADAMI OLMAK

03 Kas

Gerçek ilim adamı olmak zordur.

Bir şeyler okumak, yazmak, çizmek bunlar zor
değil bana göre. Kitap yazmak, makale yazmak zor değil, bildiri sunmak zor
değil. Bana göre zor olan gerçek anlamıyla ilim adamı olmaktır. Çünkü ilim
adamı olmak, sadece bilgi ile olan bir şey değil.

Yani kesbi tarafı var bu  işin, birde vehbi tarafı var. Bir anlamda o vehbi tarafını vurgulamak için
söyleyeyim: İlim adamı biraz da anasından ilim adamı olarak doğar. Kesbi  olmadan bir şeye benzemeyebilir bu şüphesiz, kesbi de lazım, çalışması,  çabalaması, gayret etmesi. O vehbi lafının içine, ben soğukkanlı tahlille yapabilme gücünü katıyorum,

yani ilim adamı hakikaten kendi görüşünü,  yorumunu, branşını, anlayışını, soğukkanlı bir tarzda hesaba çekebiliyor mu?  Bu önemli bir şey. Bu bir anda da olan bir şey değildir. Zaman istiyor, zemin istiyor, tecrübe istiyor. Bu tarz kitapları okumayı gerektiriyor. Bu  tarz kitapları okumak da, onları anlamak, yoğurmak kabiliyeti de önemli.  Bunun dışında işin bir de ahlak cephesi var.

N. Topçu’dan bahsederken söyledik ya, ilim adamlığı biraz da içe kapanıklık istiyor, biraz ama tam
değil. Tam olursa, fazla olursa o da hastalık oluyor.

İlim adamı artist olmamalı. Artistlik başka bir şey. Hele hele şöhret afetiyle tanışmamalı.
Bunlar o vehbi gücü olan adamı da alıp götürüyor, yok ediyor, eziyor, müthiş
bir değirmen gibi öğütüyor. Bu açıdan şöhrete takılmayacak, mali konulara
takılmayacak. Bunlar zor şeyler. Şöhret çünkü müthiş bir şehvet. Bu şehvete
karşı koymak kolay bir şey değildir. Şimdi daha gençsiniz, bir  çoğunuz karşılaşmadınız bu şehvetle. Ama buna karşı koymak, hayır demek  kolay değil. Medyada böyle işte. Medyaya niye konuşuyorlar, niye çıkıyorlar,  niye böyle yapıyorlar? Çünkü o da bir şehvet.

Ethem (Cebecioğlu) bey, bir araya gelelim tasavvuf hocaları olarak, bu medyaya nasıl tavır koyacağımızı  kararlaştıralım, diyor. Evet karar almak kolay da, uygulamak o kadar kolay
değil. Niçin? Çünkü o da bir şehvet, gıdıklıyor insanı. Ucunda şöhret var.
Bütün bunlar aslında ilmi katleden şeylerdir.

Paraya düşkünseniz, şöhrete  düşkünseniz, siyasete(politikaya) düşkünseniz, başka şeylere düşkünseniz  ilim olmuyor. Bir yere kadar. Ondan sonra artık artistlik başlıyor. Artistlikle de ilim birlikte yürümüyor.

Onun için diyorum, ilim adamı, belli  oranda münzevi olacak, belli oranda azla yetinecek, belli oranda kifaf-ı  nefs edecek, belli oranda içine dönük olacak. Aksi halde, kitap  yazıyorsunuz, flaş isim de oluyorsunuz, paralar da kazanıyorsunuz ama ilim  olmuyor. Zararlı mı, hayır hepsine de zararlı diyemiyorum. Belki faydalı da  olabilirsiniz bu anlamda. Ama mahza ilim bu değil yani. Onu söylemek
istiyorum.

Yeni araştırmalar yapamadığınız için “bozuk plak” gibi hep aynı  makamdan çalıp duruyorsunuz.

(Mustafa Kara İle Yapılan Mülakattan; -Tasavvuf Dergisi / Ocak-Haziran  2003-)

 
Yorum yapın

Yazan: 03 Kasım 2011 in ÖZLÜ SÖZLER, MÜCAHİDLER

 

Evet görüşünüzü alabilir miyim?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: